yangın kapısı

    Muhtemel bir depremden sonra yangın çıkması ihtimaline karşı her zaman hazırlıklı olunmalıdır. Hiçbir zaman olması ve yaşanılması istenilmeyen bu afet için özellikle büyükşehirlerde olmak üzere tüm şehirler ve yerleşim yerlerinde senaryolar en ince ayrıntısına kadar çizilmelidir. Çünkü olası bir durumda iletişim hatlarından tutunda elektrik, su, doğalgaz gibi tüm alt ve üst yapılar zarar görmektedir. Dünyada ve ülkemizde yaşanılan olaylar incelendiğinde böyle durumlarda çok büyük mağduriyetlerin yaşandığı aşikardır. O yüzden sadece deprem de değil tüm doğal afetler sonrası için ülke olarak hazırlıklı olmayız.

    Örneğin olası bir deprem halinde itfaiye ekiplerinin tek bir merkezden yangın çıkan adreslere yönlendirilmesi bile gereğinden fazla personel ve araç gerecin aynı yangına yönelmelerini sağlayabilir. Bu durumda çoğu zaman işgücünün planlı dağıtılmamasına neden olur. Böyle kötü bir senaryoda da hem zaman kaybı hem de işgücü kaybı oluşacaktır. Sonuçta etkili bir müdahale gerçekleştirilemeyecektir.

    Deprem sonrası yangınlar sıklıkla kırmızı etiketli binalar olarak geçen, güvensiz ve kimsenin içerisine girmesine izin verilmediği binalardır. Bu binalardaki herhangi bir şeye müdahale etmek oldukça zordur. Çünkü o an lazım olacak elektrik ve su tesisatları bile çoktan zarar görmüş olabilir.  

    Bir de bu tür binalarda gaz sızıntısı varsa, bu sızıntı yeniden aktif hale gelen elektrik vesilesiyle tutuşabilmektedir. Tarihte önemli kayıplara neden olmuş deprem sonrası yangınların gerçekleştiği birçok deprem bulunmaktadır. Bunlar incelendiğinde çoğunda gerçekten istenilmeyen ve hazırlıksız yakalanılmış olaylar görülecektir.

    Bugüne kadar birçok bilim insanı deprem sonrasında binalarda çıkacak olan tutuşma sayılarını belirleyebilmek için çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalar sonucunda çok sayıda farklı model geliştirilmiştir. Bu modellerin hepsi yangın güvenliği için hazırlıklı olması gereken tüm yerler için en uygun olanı seçilerek masada hazır tutulmasını gerektirir.

    Bu modellerin bir çoğu maksimum yer ivmesi, depremin şiddeti ve yıkılmış olan bina sayısı gibi parametrelerden birini kullanarak tutuşma sayısını hesaplamaktadır. Son yıllarda bazı araştırmacılar çok parametreli tutuşma modelleri de geliştirmişlerdir.

    Olası bir deprem sonrası yapılarda dahili tesisatlar hasara uğrayabilmektedir. Özellikle doğalgaz, su ve elektrik dağılım sisteminin uğradığı hasar yapılardaki tüm cihazlar yangının dağılmasına neden olabilmektedir.  

    Örneğin böyle durumlarda bina ne kadar eski ise deprem sonrası tutuşma riski de o kadar fazla olmaktadır. Özellikle ahşap binaların da ciddi bir deprem sonrası tutuşma riski altında olduğu görülmektedir. Ahşap binalar diğer yapı türlerine göre yangın yayılımında daha hassas olup hızlı yayılabildiği için tutuşma gerçekleşebilecek ahşap binalar ile ilgili olası bir depreme karşı önlemler alınmalıdır.

Kafanızda Soru İşareti Kalmasın !

Ürünlerimiz hakkında detaylı bilgi ve fiyat almaktan çekinmeyin. Hemen arayın yardımcı olalım...

0216 706 16 06