right gif

DOĞAL AFETLER İÇİN YANGIN GÜVENLİĞİ

Tüm doğal afetler sonrası meydana gelebilecek olası felaketlere her zaman hazır olmak önemli bir konudur. Bu kapsamda olası bir yangın içinde gerekli tüm tedbirler alınarak yangın güvenliği sağlanmalıdır. Örneğin bir deprem sonrası meydana gelebilecek bir felaket yangınlara neden olabilmektedir.

Deprem sonrası yangınlar çok büyük kayıplara yol açabilmektedir.  Bir binanın yıkılması ya da altyapı sistemlerinin yok olması gibi doğrudan depreme bağlı olarak gerçekleşebilmektedir. Deprem sebebiyle oluşan bir yangının şiddetini tetikleyen birçok faktör olabilmektedir. Tutuşma kaynakları, yakıt tipi ve yoğunluğu, hava koşulları, su sistemlerinin işlevselliği ve itfaiye görevlilerinin yangını bastırma kabiliyetleri gibi faktörler yangının şiddetini tetikleyebilmektedir.

Deprem sonrası yangınlar genellikle kuvvetli yer sarsıntılarından da kaynaklanabilmektedir. Kuvvetli sarsıntılar yapıları hasara uğratabilmektedir. Ortaya çıkan bir deprem sonucunda binalardaki doğalgaz ve elektrik sistemlerinin hasar görmesi ve elektrikli cihazların, ısıtma ekipmanlarının ve yanıcı madde içeren saklama donanımlarının devrilmesine bağlı olarak bir çok tutuşma çıkabilmektedir.

Bina içi tutuşmaların yanında, hasara uğramış ana doğalgaz hatları ve kolları ve elektrik iletim hatları gibi bileşenler de tutuşmalara yol açabilmektedir. Bu tutuşmaların bir kısmı bölgede yaşayan halk tarafından söndürülebilmektedir ve bu tutuşmalar çok fazla hasara sebep olmamaktadır.

Dolayısıyla bu tür tutuşmalar literatürde deprem sonrası yangınlar olarak değerlendirilmemektedir. Bunların dışında kalan tutuşmaların bir kısmı ise yakıt yükünün miktarına, inşaat malzemesine, rüzgarın yön ve hızına bağlı olarak yayılabilmekte ve büyük kentsel yangınlara dönüşebilmektedir.

Ayrıca, yangın söndürme çalışmaları da yangının yayılımını doğrudan etkileyen çok önemli bir etkendir. İtfaiye ekibinin yangına müdahalesi ne kadar gecikirse yangın o kadar yayılmaktadır. İtfaiye ekipleri olası bir depremden sonra dar sokaklar, binaların çökmesi sebebiyle kapanan yollar, itfaiye istasyonlarının hasar görmesi ve itfaiye personellerinin yaralanması gibi aksaklıklardan dolayı yangın yerine ulaşım ve müdahalede zorluklarla karşılaşmaktadır.

İtfaiye ekipleri yangın söndürme faaliyetlerinde yangını kontrol altına alabilmek için yüksek basınçlı suya ve kimyasal maddelere ihtiyaç duymaktadır. Şiddetli depremler şehirlerdeki ana su hatlarına ve onların bağlantı hatlarına hasar vermektedir. Su sistemleri genellikle bir çok yırtılma ve kırılmaya uğramakta ve bu kırılma ve yırtılmalar su basıncını yangın söndürme faaliyetlerini önemli ölçüde aksatacak kadar azaltmaktadır.